•  Cilt Bakımı
  •  Genital Sağlık
  •  Eklem Sağlığı
  •  Anne&Bebek Sağlığı











  • Cilt Bakımı Kozmetikten Fazlasını Gerektirir

    Cildimiz, en büyük organımız. 1.5-2 m2 büyüklüğünde, 10-12 kg. ağırlığında, ama sadece birkaç mm. kalınlığında, ortalama pH 5.5 değerinde, bir çok hayati önem taşıyan görevleriyle aktif bir organdır. Cilt, çevre ile temas halindedir ve bu yüzden bir yığın olumlu ve olumsuz etkiyle karşılaşır.

    Cilt bakımı; cildin sağlığını korur, zararlı etkilere karşı koyma gücünü arttırır ve aynı zamanda iyi bir görünüm sağlar. Çünkü sadece sağlıklı cilt güzeldir.

    Sadece sağlıklı cilt, görevini yapabilir ve strese karşı durabilir. Bu yüzden cilt bakımı, kozmetikten fazlasını gerektirir.

    Cildin yapısı ve işlevi

    Cilt, üç tabakadan oluşur. En içteki tabakanın adı 'Hipodermis'tir ve derialtı yağ rezervlerin­den oluşur. Bunun üzerinde; kan damarları, sinirler, ter bezleri, kıl kökleri ve yağ bezlerinin bulunduğu, elastik bir tabaka olan 'Dermiş' yer alır. Üst tabakayı, yani 'Epidermis'i canlı hücrelerden meydana gelen iç bölüm ile, ölü ve keratinleşmiş hücrelerden oluşan boynuzsu tabaka oluşturur. Boynuzsu tabaka, cildi, kurumaya, hastalık yapıcı bakterilere, hassasiyete ve zararlı maddelere karşı koruyan, çevre ile sürekli temasta olan kısımdır. Boynuzsu tabaka aynı zamanda cildin görünümünü belirler. Boynuzsu tabakanın üzerinde, bakteri ve mantarlara karşı bariyer görevini üstlenen ve cildin nem kaybederek kurumasını önleyen bir tabaka daha yer alır:




    1)Derinin Şematik Kesiti

    2)Hidrolipidik Filmin Fonksiyonu

    Hidrolipid Tabaka = Koruyucu Asit Manto Cildin doğal koruma sistemi


    Cildimizin üstünde, ter ve yağ salgılarının karışımından oluşan hafif asidik değerde bir tabaka vardır. Bu tabakanın ortalama pH değeri 5.5'tir. pH, bir çözeltinin asidik, nötr veya alkali (bazik) olduğunu gösterir. pH, 0 ile 14 arasında değerler alır. Nötr değer 7'dir, 7'den yukarısı alkali, daha aşağı değerler ise asidiktir. Değer, 7'den ne kadar uzaksa o kadar kuvvetli asit veya alkalidir.

    Cildin asit örtüsü, çok önemli olan, hastalık yapıcı bakterilerden koruma görevini üstlenir. Cilt yüzeyinde yaşayan, zararsız ve insana uyumlu olan mikroorganizmalar vardır. Cildin her cm2'sinde yüzlerce bulunurlar. Zararlı bakteriler ve mantarlar ise, asit pH değerine uyum sağlayamazlar ve normalde bulunan mikroorganizmalar tarafından bastırılırlar.

    Cildin pH değerinin değişmesi, asit örtünün koruma görevinin ortadan kalkması demektir. Aynı zamanda cildi, enfeksiyonlara, kurumaya, tahrişe ve alerjilere açık hale getirir. pH 5.5 ortam ise, zararlı bakteri ve mantarların gelişmesini durduran bir ortamdır. Sabunun antiseptik olmamasının sebebi de budur: Sabunun pH'ı 9-11 arasında alkali bir değerde olduğundan, koruyucu asit örtüyü ortadan kaldırır, pH'ı değiştirir, bunun sonucunda zararlı bakteri ve mantarlar üremek için uygun bir ortam bulmuş olurlar. Ayrıca, cilt sabunla yıkandıktan sonra kuru, gergin bir hal alır. Çünkü ciltten hızla nem kaybedilir.

    Bu yüzden cildin koruyucu asit örtüsünü ortadan kaldırmadan, pH'ı değiştirmeden yapılacak cilt temizliği ve bakımı, cilt sağlığı ve güzelliği için büyük önem taşır.





    Cildin görevleri:

    1- Koruma: Cilt, vücudumuzu tüm dış etkenlerden (soğuk, sıcak, kuru hava, rüzgar) ve zararlı maddelerden (asit, alkali) korur.

      A) Cildin en üst tabakasını oluşturan boynuzsu tabaka ve hidrolipidik tabaka, cildimize temas eden maddelerin derinin iç tabakalarına girmesine engel olur, aşırı su kaybını önler.

      B) Boynuzsu tabakanın üstünde, yağ ve ter bezlerinin salgılarının karışımından oluşan, cilde yumuşaklık ve parlaklık veren, ciltten nem kaybını önleyen hidrolipidik tabaka, pH 5.5 değeri ile, cilt üzerinde hastalık yapıcı bakteri ve mantarların çoğalmasını önler.

      C) U.V. ışınlarından koruma; deride bulunan melanin sayesinde başarılın Cildimize, saçımıza rengini veren madde melanin, güneşin U.V. ışınlarını emer; cildin iç tabakalarına kadar ulaşarak dokulara zarar vermesini önler. Güneş ışınları etkisiyle bronzlaşmamızın sebebi, U.V. ışınları etkisiyle deride melanin üretiminin artmasıdır. Yani bu da vücudumuzun savunma mekanizmalarından biridir.

      * Bizi tüm zararlı etkenlerden koruyan bu önemli organa fazla yüklenirsek, temizliğini ve bakımını doğru yapmazsak, cilt, koruma görevlerini tam olarak yerine getiremez ve zararlı maddelerin cilde nüfuz etmesiyle, cilt hastalıkları meydana gelebilir (Örneğin elleri sürekli deterjan ve sabuna maruz kalan ev kadınlarında ortaya çıkan egzema).


    2- Isı düzenlenmesi: Vücut ısısını sabit tutmak için ciltte bulunan ter bezlerinin salgısı, ortamın sıcaklığına göre arttırılıp azaltılır. Derideki kılcal damarların genişleyip büzülmesiyle de vücut ısısı ayarlanır.

    3- Duyu algılama: Deride bulunan sinirler aracılığıyla, sıcak, soğuk, ağrı, acı, basınç, yanma, kaşıntı, uyuşma gibi duyguları algılarız ve zararlı olacak etkenlerden uzaklaşırız.

    4- Salgı: Cildin ter salgılama özelliği sayesinde, vücuttan toksinler (zehirli maddeler) atılır. Yağ salgılaması sayesinde cildin nem kaybederek kuruması önlenir. Ayrıca bu iki şâlgı koruyucu hidrolipidik tabakayı oluşturur.

    5- D vitamini sentezi: Deride, güneş ışınları etkisiyle, kemikler için gerekli olan D vitamini sentez edilir. Bunun için çok az miktar güneş ışığı yeterlidir.